Genel Başkanvekili Kurtulmuş: Suriye'nin geleceğinde terör örgütlerinin yeri olmamalı

1 Ocak 2019

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi James Jeffrey'in, ABD'nin Suriye'de iş birliği yaptığı PYD'nin PKK'nın Suriye'deki uzantısı olduğunu ancak ABD'nin PYD'yi terör örgütü olarak tanımadığı sözlerine ilişkin, "Öteden beri endişeyle izlediğimiz ABD'nin PYD-YPG ile olan ilişkilerinin zaman zaman iş birliklerinin, zaman zaman desteklerinin gelmiş olduğu yeni safha Türkiye bakımından dikkati çekici ve endişe verici bir noktadır." dedi.

Kurtulmuş, Muğla'da bir restoranda sivil toplum kuruluşları ve basın mensuplarıyla bir araya geldiği programda, PYD-YPG ile ilgili olarak ABD Suriye Özel Temsilcisi'nin yapmış olduğu açıklamaları endişeyle takip ettiklerini söyledi.

Son derece tutarsız, Türk-Amerikan ilişkilerini zedeleyecek bir açıklama olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Açıklama şu şekildeydi, 'Evet biz PYD"nin YPG"nin PKK'nın yan kolu olduğunu biliyoruz ama bizim için PKK terör örgütüdür, PYD-YPG bir terör örgütü değildir.' Öteden beri endişeyle izlediğimiz ABD'nin PYD-YPG ile olan ilişkilerinin zaman zaman iş birliklerinin, zaman zaman desteklerinin gelmiş olduğu yeni safha Türkiye bakımından dikkati çekici ve endişe verici bir noktadır." diye konuştu.

Bir taraftan PKK'yı miadı dolmuş bir terör örgütü olarak çöp tenekesine atmaya hazırlananların aynen ASALA'yı bir zamanlar kullanıp kullanıp çöp tenekesine attıkları gibi şimdi kendilerinin söylediği ve bildiği gibi PKK'nın yan kolu, şubesi, kardeşi olan PYD-YPG'yi siyasal bir örgüt haline dönüştürmek istediklerini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bundan sonra oluşacak Suriye'nin gelecek dengeleri bakımından masadaki müzakerenin siyasal araçlarından birisi haline dönüştürmek istiyorlar. Türkiye bu oyunu kabul etmeyecektir. Suriye'nin geleceğinde Kürt kardeşlerimizin siyasal haklarının varlığı başka bir konudur. En büyük zulmü Kürtlere yaparak o bölgede o coğrafyada bir terör estiren terör örgütünün PYD-YPG'nin bundan sonraki politik süreçlere dahil edilmesi bambaşka bir şeydir. Dolayısıyla biz Türkiye olarak Suriye'nin geleceğinde hiçbir terör örgütünün yeri olmaması gerektiğine inanıyoruz. Ne DEAŞ'ın ne PYD'nin ne YPG'nin. Bunların hiçbirisinin bundan sonraki süreçte özgür, demokratik ve gerçekten müreffeh bir Suriye yolunda atılacak adımlarda hiçbir sözü olamaz, olmamalıdır ve Türkiye buna müsaade etmeyecektir. Oynanan oyunun ne kadar karanlık ve kirli bir oyun olduğu da aşikardır."

Türkiye'nin yapbozun bütün parçalarını yerli yerine oturtarak büyük resmi gördüğünün altını çizen Kurtulmuş, büyük resme uygun şekilde davranmaya gayret ettiklerini dile getirdi.

Geçtiğimiz hafta Fransa'da Birinci Dünya Savaşı'nın bitişinin 100. yılı törenleri yapıldığını hatırlatan Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:

"100 yıl evvel Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra diğer imparatorluklar gibi Osmanlı cihan devleti de yıkıldıktan sonra bu coğrafyayı paramparça ettiler. Osmanlı'nın üzerinden 20 küsur devlet çıkardılar, halkları sınırlarla böldüler ama zihinlerini ve gönüllerini bölemediler. Şimdi bir asır sonra yeniden bir bölünme ve parçalanma süreci, yeni bir ayrışma sürecini ortaya koymaya çalışıyorlar. Türkiye olarak buna müsaade etmeyeceğiz. Bizim ana fikrimiz bölgenin daha fazla bölünmesi değil, bölge halklarının daha fazla bütünleşmesi olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Bu alanda kullanılan DEAŞ örgütü ne kadar kirli karanlık bir örgütse Suriye ve Irak'ın sınırlarının yeniden çizilmesi bakımından PYD/PKK da aynı şekilde karanlık ve kirli bir örgüttür. Dolayısıyla müttefikimiz olduğunu söyleyen ülkelerin Türkiye'nin bu hassasiyetine azami dikkat göstermeleri ve oynadıkları bu stratejinin kendi milli menfaatleri bakımından da hiçbir şekilde tutarlı olmadığını bilmelerini isteriz."

Bir tarafta bir kaç bin militandan ibaret bir terör örgütü diğer tarafta Orta Doğu'nun tek istikrarlı demokrasisi olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin 81 milyonluk büyük bir Türk milleti bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, "Tercihi yapmak Amerikalı yöneticilerin elindedir. Ben doğru bir tercih yapacaklarını ümit ediyorum. Bu anlamda PYD-YPG'ye verilen bu siyasal desteğin sonlandırılmasının Türkiye için önemli olduğunu ifade etmek istiyorum." dedi.

Cemal Kaşıkçı cinayeti
Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda Türkiye'nin soruşturmanın açık ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi için ellerinden gelen her türlü çabayı ortaya koyduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin Kaşıkçı cinayetini asla siyasal bir konu olarak ele almadığını ve bundan sonra da almayacağını belirtti.

Türkiye olarak Kaşıkçı cinayetinin insani bir sorun olduğunu ifade eden Numan Kurtulmuş, "Herkesin vicdanını kanatan, bütün insanlığın içinde uhde olan, dünyanın en büyük metropollerinden birisi olan İstanbul'da bir ülkenin egemenlik alanı olan, Suudi Arabistan'ın egemenlik alanı olan başkonsolosluk binasına dünyaca mağrur, bilinen bir gazeteci girmiş ve buharlaşmıştır, çıkamamıştır." dedi.

Suudi Arabistan Başsavcılığı’nın iddianamesiyle Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı'nın öldürüldüğünü resmi kaynaklar ile teyit ve itiraf ettiğini anlatan Kurtulmuş," Nerede, Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda. Ama diyor ki başkonsoloslukta öldürüldü ama bununla ilgili olarak 5 kişi sorumludur. Bir tanesini orada ki yüksek düzey memurlardan birisi öne çıkarılarak bunlar söyleniyor. Evet bu itiraf edilmesi bakımından bir adımdır. Kusura bakmayın dünyanın herhangi bir yerinde bir yabancı misyonda birisi gelecek elini kolunu sallayarak bir adamı öldürecek, buharlaştıracak, o ülkenin çok üst düzey yetkililerinden bir talimat alınmadan böyle bir cinayetin işlenmesi mümkün değil." diye konuştu.

Türkiye olarak bu cinayetin bütün yönleriyle ortaya konulması için gayret sarf ettiklerini anlatan Kurtulmuş, Türkiye'nin uluslararası camiada dikkatleri bu noktaya tekzip edilmesi için iş birliği yaptığını bildirdi.

Suudi Arabistanlı yetkililerden ısrarla taleplerinin bu talimatı ve cinayet emrini kimin verdiğini öğrenmek olduğunu kaydeden AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, "Sadece tetikçilerin değil, aynı zamanda emri verenlerinde ortaya çıkarılması önce Suudi Arabistan’ın sorumluluğunda ardından da uluslararası camianın sorumluluğundadır. Dolayısıyla falanca tetikçi bu işi bitirdi diyerek böylesine önemli bir siyasal cinayetin, böylesine vahşi bir katliam niteliğindeki bir hadisenin üstünün örtülmesi mümkün değildir. Türkiye olarak bu konuya insani açıdan yaklaşan ülke olarak bu konudaki hassasiyetimizi korumaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Türkçe ezan da okunamaz, Gazi Mustafa Kemal'e hakaret de edilemez"
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye'de Türkçe ezanın da okunamayacağını, Gazi Mustafa Kemal'e hakaret edilemeyeceğini belirterek, "Herkes haddini, yerini yurdunu bilmelidir." dedi.

Putin'in Türkiye ile Rusya arasında ortak projelerden biri olan TürkAkımı Projesi'nin deniz kısmının bitişiyle ilgili programa katılacağını anlatan Kurtulmuş, "Türkiye ile Rusya zaman zaman aralarında ciddi sıkıntılar olmasına rağmen özellikle son dönemde bütün bu sorunlarını geride bırakmış, ortak bazı projelerde anlaşmalarını yaparak, yan yana belli alanlarda iş birliğini geliştiren iki dost ve komşu ülke olarak bu Türk Akımı projesi ile önemli bir adım atıyor." diye konuştu.

Kurtulmuş, TürkAkımı Projesi'nin, Türkiye'nin önümüzdeki süreçte çok taraflı bir diplomasisinin sonucu olarak hem bölgesel ülkelerle, hem de diğer dünya ülkeleriyle yakın temaslarını artıracağının göstergelerinden biri olduğunu bildirdi.

İstanbul'da 27 Ekim'de dörtlü zirve yapıldığını hatırlatan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Bir İstanbul deklarasyonuyla İdlib özeli başta olmak üzere, Suriye'nin geleceğiyle ilgili Almanya, Fransa Türkiye ve Rusya'nın ortak bir deklarasyon yapması sağlandı. Türkiye bir taraftan Rusya ile bir taraftan Çin ile ilişkilerini geliştiriyor, diğer taraftan AB ile arasındaki sorunların bir şekilde halledilmesi sürecini başlatıyor, bir taraftan komşu ülkelerimiz ile ortak hedef noktasında hareket ediyor. Aynı şekilde ABD'nin de 1952’den beri en azından NATO çerçevesinde müttefikimiz olan ABD ile de aramızdaki sorunların çözülmesi için önemli bir gayret sarf ediyor. Dolayısıyla bu çok taraflı diplomasi atağımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz. Türkiye'nin hiç kimseye husumeti yoktur. Uluslararası alanda rekabet edebilir, ama Türkiye'nin hiç kimseyle husumeti olmadığı gibi Türkiye düşmanlığına da müsamahası yoktur. Bunu uluslararası alandaki temel kurallarımızdan birisi olarak ortaya koymaya gayret ediyoruz."

"Amerikalılardan görmek istediğimiz siyasi kararlılık"
Diğer konuların dışında ABD ile iki ana problem olduğuna değinen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bunlar Türkiye için olmazsa, olmazdır. Birisi PYD ve YPG’ye verilen politik ve askeri destekler. Bir diğeri ise Türkiye'ye karşı suç işlemiş, 251 vatandaşımızı şehit etmiş, binlerce insanımızın gazi olmasına vesile olmuş bir darbenin emrini veren, darbenin esas planlayıcısı olan terörist başının halen Amerika'da ikamet ediyor olmasıdır. Biz yaptığımız resmi görüşmelerin hepsinde şunu söyledik. Kendinizi bizim yerimize koyun. Empati yapın. Sizde Amerika Birleşik Devletleri'ni yıkmaya çalışan, varsayalım ki Pentagon'u Beyaz Saray'ı bombalayan bir terör örgütünün liderini İstanbul’da Bebek'te bir villada, bir yalıda ağırlasak ne hissederseniz? Bizim milletimiz de bunu hissediyor. Bu tarif edilemez bir ihanettir. Böyle bir ihaneti yapan adamı orada tutmak da ilişkilerimizi zedeleyen bir husustur. ABD şimdiye kadar delil istedi. İstenilenden çok fazla delil verdik. Mahkemelerdeki kayıtlar, delil istedikten sonra mahkemelerde yeni itiraflar yeni dosyalar olarak kendilerine verildi. Dolayısıyla Amerikalıların hiçbir mazereti kalmamıştır. Bu işi nasıl yaparlar bunu bilmiyoruz. Amerikan yargısına müdahale etmek istemiyoruz ama Amerikalılardan görmek istediğimiz siyasi kararlılıktır. Türkiye ile iş birliği bakımından FETÖ'yü iade etme konusunda siyasi kararlılığı göstermeleri lazım. Ama mahkeme nasıl devem eder, o ayrı bir şey. O mahkemenin bileceği şey, ona bir şey demiyoruz."

"Bu memlekette Türkçe ezan da okunamaz Gazi Mustafa Kemal'e hakaret de edilemez"
Seçim atmosferine girilmişken bazı provakasyonların ortaya çıkabileceğini vurgulayan Kurtulmuş, milletin bu konuda çok dikkatli ve ferasetli olması gerektiğini bildirdi.

Son günlerde ezanın Türkçe okunması ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün büstlerine yapılan saldırının tesadüf olmadığına işaret eden Kurtulmuş, "Aradan yıllar geçmesine rağmen, tekrar CHP'li bir milletvekili ezanın Türkçe okunmasını gündeme getirdi. Bunu bu dönemde gündeme getirmek kasıtlı değilse en azından belirli çevrelerin etkisi altında konuşulmuş talihsiz bir söz demektir. Bu memlekette Türkçe ezan da okunamaz Gazi Mustafa Kemal'e hakaret de edilemez. Herkes haddini, yerini yurdunu bilmelidir." diye konuştu.

Kurtulmuş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün büstlerine yapılan saldırılar konusunda, "Türkiye'nin ortak değerlerinin kaşınmasına ilişkin bazı sinyaller gelmiş. Bir başkası eline almış çekici Atatürk büstünün önüne gelmiş, birkaç tane vuruyor. Tiyatro olduğu da o kadar belli ki. Milletimiz bu tür oyunlara gelmesin." uyarısında bulundu.

Ülkede hayat tarzları, farklı düşünce ve kanaatler üzerinden insanları ayrıştırmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini anlatan Kurtulmuş, yerel seçimlerde Muğla'dan güzel sonuçlar alacaklarını bildirdi.

Partisinin buradan alacağı güçle yoluna daha sağlam adımlarla devam edeceğini, AK Parti'nin sıradan bir parti olmadığını kaydeden Kurtulmuş, "Yerel yönetimlerde başarı öyküleri yazmış olan AK Parti, insanların hayat tarzlarıyla asla ilgilenmeden Türkiye'nin her yerinde yerel anlamda belediyeciliği en güzel şekilde sunmak üzere hizmete talip bir partidir. Milletimize bunu anlatacağız. En güçlü adayları ortaya koyacağız." dedi.

Numan Kurtulmuş, buradaki programın ardından Muğla Valiliği'ne ziyarette bulundu.

Vali Esengül Civelek ile bir süre görüşen ve kent hakkında bilgi alan Kurtulmuş, ardından esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.

Genel Başkanvekili Kurtulmuş: Suriye'nin geleceğinde terör örgütlerinin yeri olmamalı | Resim 1