Kurtulmuş: Bu millet yanlışta ittifak yapmaz

19 Haziran 2018

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, en zor şartlarda dahi bu milletin yanlışta ittifak yapmayacağına inanan bir topluluk olarak, bu siyasi hareketi bugünlere getirdiklerini belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın Müşavirliği'nden yapılan açıklamaya göre, Bakan Kurtulmuş ile eşi Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş'un ev sahipliğinde "Vefa Buluşması" programı düzenlendi.

Bakırköy Florya Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirilen programa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile kızları Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Esra Erdoğan Albayrak ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan da katıldı.

"Bu millet doğruda birleşir"
Bakan Kurtulmuş, "Vefa Buluşması" programında, salonda bulunanları çilekeş, şuurlu ve kararlı dava insanları olarak nitelendirerek, zor günlerin geride bırakıldığını ifade etti.

Kurtulmuş, milletin yanlışta ittifak yapmayacağının altını çizerek, "Milletimize güveniyoruz ve milletimizin hiçbir zaman yanlışta toplanmayacağına inanıyoruz. Bu millet doğruda birleşir. Hatta darbeyle önü kesilir, darbeden sonra ortaya çıkan ilk sandıkta yine kendi dediğini yapar, kendi yolunu bulur." ifadelerini kullandı.

Refah Partisi'nin 1980'li yıllarda Gaziosmanpaşa Meydanı'nda "Cumhurbaşkanını halk seçsin" diye miting düzenlendiğini hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Daha yeni kurulmuş, yüzde 3-5 oy alıp almayacağı şüpheli olan bir parti olarak, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini istiyorlar. Çünkü biz milletimize güveniriz, onun için de cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini istiyoruz. Cumhurbaşkanımız ise cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine, milletimize güvendiği için yüzde 50+1 ile çıktı. Milletimize güvendiği için çıtayı bu kadar yüksek yere koydu. En zor şartlarda dahi bu milletin yanlışta ittifak yapmayacağına inanan bir topluluk olarak, bu siyasi hareketi bugünlere getirdik."

Kurtulmuş, Türkiye'nin bugünlere kolay gelmediğine de işaret ederek, "Bugünlere haklarımızı, özgürlüklerimizi almak, bu aziz milletin topyekun dilediği gibi yaşaması, inanması ve inandıklarını diğer insanlara da teklif edebilmesi için 40 yıllık aktif bir siyasi mücadele hatta iki asırlık bir fikri mücadelenin sonucu olarak geldik. Bu mücadelenin en önemli dayanaklarından birisi hak ve özgürlükler mücadelesi olmasıdır. Camiamızın hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığını hepimiz biliyoruz. Eskilerde çok daha karanlık günler var, bizlerin yaşadığı günlerde de çok karanlık günler var." değerlendirmesini yaptı.

"Mücadelemiz hak ve özgürlükler mücadelesidir"
Kurtulmuş, Türkiye'de yıllardan beri hak ve özgürlükler alanında büyük bir mücadele verildiğini ifade ederek, bir Başbakanın idam sehpasına gönderildiği bu mücadeleyi şu sözlerle özetledi:

"Bu memlekette ezanlar minarelerden 18 yıl boyunca Türkçeleştirilerek okutuldu. Kur'an okuma, öğrenme yasaklarının olduğu günleri büyüklerimizden dinledik. Başörtüsü mücadelesi vermek mecburiyetinde kalındı. Özellikle 28 Şubat'ta başörtüsü yüzünden binlerce kardeşimizin ne ızdıraplar çektiğini, hayatta ne kadar büyük mücadelelere ve kahırlara muhatap olduğunu hepimiz yaşadık. Hak ve özgürlükler konusunda siyasi yasaklarla karşılaştık. Rahmetli Erbakan hocanın, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın karşılaştığı siyasi yasaklar, bu yasakların sadece bir kısmıdır. Bu memlekette o zamanki zihniyetin görüşlerini yansıtmadığı için milletin yanında yer aldığı için halkın helal oylarıyla gelmiş olan Başbakan idam sehpalarına gönderildi. Mücadelemiz hak ve özgürlükler mücadelesidir, imam hatipte katsayı mücadelesidir, başörtüsü mücadelesidir, bu milletin inançlarına sahip çıkma mücadelesidir ve bizler bu mücadeleyi verdik."

"Yerli ve milli teknoloji mücadelesini millet kazandı"
Milli ve yerli olmayı bu mücadelenin temel direklerinden birisi olarak nitelendiren Kurtulmuş, milletin kültürüne, inancına, değerlerine sahip çıkmayı milli ve yerli olmanın bir parçası olarak gördüklerini ifade etti.

Bakan Numan Kurtulmuş, geçmişte devrim arabalarına müsaade etmeyen zihniyetin bugün Türkiye'nin yerli otomobilini üretmesine karşı çıktığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bizim bu topraklardaki milli, yerli kalkınmanın, teknolojinin, ekonominin gelişiminin önemli göstergelerinden birisi de bu ülkedeki teknoloji alanında atılmak istenen adımlara verdiğimiz destektir, öncülüktür. Eğer 1961 yılında devrim arabalarını yapabilmeyi başarsaydık, o yıllarda Türkiye kendi yerli ve milli araba markasını ortaya çıkarsaydı tereddütsüz bugün dünya markasına sahip bir ülke olacaktık ama geçmişte Nuri Demirağ'ın uçak fabrikasını kapatan zihniyetin, devrim arabalarına müsaade etmeyen o zihniyetin bugün de Türkiye'nin yerli otomobiline karşı çıkmakta olduğunu görüyoruz. Ancak, bunu başaramayacaksınız, yolumuza devam edeceğiz. Bir karanlık odadan gelen talimatla Türkiye'nin savaş uçağı yapmasının önüne geçilmesiydi, bugün 'Amerikalılardan F35'i alır mıydık, almaz mıydık?' tartışması olmayacaktı ve kendi savaş uçaklarımız olacaktı. Bize İHA'ları SİHA'ları yakın geçmişte vermeyenler, insanlık düşmanı teröristlere her türlü silahı verdiler. Amerikalıların bu ambargosu bizi kendi milli silahlarımıza, kendi milli İHA'larımıza sahip olmaya yönlendirdi. Yerli ve milli teknoloji mücadelesini çok şükür millet kazandı."

Kurtulmuş: Bu millet yanlışta ittifak yapmaz | Resim 1