Kurtulmuş: Provokasyon yapanlara hiçbir şekilde meydanı bırakmayın

6 Temmuz 2017

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Şu günlerde bütün konularda halkımızın uyanık olmasını özellikle istirham ediyoruz. Türkiye hassas bir süreçten geçiyor. 72 düvel Türkiye’nin üzerine abanmış vaziyette. ‘Türkiye’de hangi toplumsal farklılıklar kaşılayabiliriz’ bunun hesabında olan birtakım dış çevreler ve onların iç maşaları var. Bunlara halkımız uyanık olsun. Milli birlik ve dayanışma içerisinde inşallah bu zor dönemler aşarız.” dedi.

Kurtulmuş, TRT Stratejik Yol Haritası Belirleme Çalıştayına katılmak üzere geldiği Bolu Abant’taki toplantı öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki olarak başlattığı yürüyüşe yönelik eylem hazırlığındaki DEAŞ’lı 6 teröristin yakalanmasına ilişkin bir soru üzerine Kurtulmuş, hükümet olarak en başından itibaren CHP’nin yürüyüşünün sağ salim son noktaya kadar ulaşması için her türlü gayretle emniyeti temin etmeye çalıştıklarını bildirdi.

Yakalanan DEAŞ’lılar gibi başka şekilde bir provokasyon üretmek isteyenlerin olabileceğine dikkati çeken Kurtulmuş, “Çok şükür birimlerimiz şimdiye kadar titiz bir çalışmayla konvoya en ufak bir zarar gelmeden bu noktaya ulaşmasına imkan sağladı. Ümit ediyorum ki planlanan günde de yapılacak olan mitingle birlikte bu yürüyüş tamamlanacaktır.” dedi.

Eylem hazırlığındayken yakalanan DEAŞ’lılara ilişkin detayların bütünüyle ortaya konulacağını ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Aynı şekilde bizim CHP’ye bir çağrımız da şuydu; Bir kez daha tekrarlamak isterim. Yürüyüş konvoyu içerisinde de başka birtakım hesap edilemeyen örgütlerin ya da art niyetli grupların CHP bayrağı altına ya da bu yürüyüşün gölgesinin altına sığınarak orada herhangi bir provokasyon zemini oluşturabilirler. Buna mani olmak da CHP’nin siyasi sorumluluğundadır. CHP’li arkadaşlar da şimdiye kadar dikkatle, titizlikle bu konuyu gözden geçiriyorlar ve buna riayet ediyorlar. Bu önemli bir meseldir. Allah korusun ortaya konulacak bir provokasyon gerçekten Türkiye’ye ağır bedeller ödettirir. Onun için herkesin dikkatli olması lazım. Yürüyüşü organize eden arkadaşların dikkatli olması lazım. Hükümet olarak bizim üzerimize düşen sorumluluk güvenliği sağlamaktır. Burada bütün titizlikle sonuna kadar gayret ediyoruz. İnşallah son noktaya kadar bir şey olmadan da sonlandırırız.”

"Bu, bir savaş ilanı manasında değildir"
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Rusya’nın PYD’ye Afrin’i terk etmeleri yönünde bir çağrısının olduğunun hatırlatılması üzerine, Ruslarla sürekli müzakere halinde olduklarını, sadece Afrin konusunda değil çatışmasızlık bölgelerindeki konularda da detaylı bir şekilde görüşüldüğüne dikkati çekti.

Astana sürecinin Türkiye, Rusya’ya ve İran’a vermiş olduğu sorumlulukların ortada olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu sorumluluklar çerçevesinde de ümit ederiz çatışmasızlık bölgelerinin de bir an evvel hayata tam manasıyla girmesi mümkün olur. Dolayısıyla Suriye’yi detaylı bir şekilde Ruslarla konuşuyoruz. Ruslar şunu biliyorlar. Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde meydana gelebilecek olan her türlü hareketliliğe karşı son derece dikkatli ve titizdir. Çünkü Suriye topraklarında da hele hele Türkiye’ye yakın bölgelerde ortaya çıkacak herhangi bir terör örgütünün faaliyeti doğrudan doğruya Türkiye’nin güvenlik meselesidir. Çok uzaktaki bir yerde, bizi ilgilendirmeyen bir ülkede olan bir olay değildir. Burnumuzun dibindedir. Özellikle PYD/YPG unsurlarının Türkiye’ye karşı hareketlenmesi asla göz yummayacağımız, asla kabul etmeyeceğimiz bir tavırdır. Oradan gelecek olan herhangi bir saldırıya karşı da misliyle cevap vereceğimizi ilan ettik ve nitekim her atılan füze de misliyle cevabını buluyor. Orada karadan, Türkiye’ye gelecek olan bir terör saldırısını Türkiye önleyebilecek güçtedir, kuvvettedir. Bununla ilgili olarak da sınır bölgelerimizde her türlü hazırlık yapılmıştır. Bu, bir savaş ilanı manasında değildir. Tam tersine Türkiye’ye gelecek olan saldırılara karşı hazırlıklı olmak anlamındadır. Türkiye bu konuda hassasiyetini ortaya koyuyor. Ruslar da bu hassasiyeti biliyorlar ve özellikle Afrin bölgesindeki PYD/PYPG unsurlarının varlığından rahatsızlığımızı biliyorlar. Ümit ederiz ki gereği yerine getirilir.”

"Türkiye toprakları insanlığın esenlik adasıdır"
Numan Kurtulmuş, Türkiye’deki Suriyelilere karşı provakatif bazı hareketlerin varlığının hatırlatılmasının ardından değerlendirmesi sorulması üzerine, 80 milyon aziz milletin çok büyük sınavdan geçtiğini bildirdi.

"Kolay değil. Avrupa’ya bir kaç bin tane ya da başka bir göçmen gittiği zaman bütün Avrupa ülkelerindeki halkların ayakları titriyor. ‘Aman biz bunları ne yapacağız’ diye telaşa kapılıyorlar." diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin, yaklaşık 3.5 milyon Suriyeli mülteciyi alıp onları ev sahibi olarak bağrına bastığına işaret etti.

Kurtulmuş, şu görüşlere yer verdi:

"Yarım ekmeğini, yarım lokmasını, yarım bardak temiz suyunu bölüştü. Bunları tam manasıyla bir komşuluk, bir dostluk, kardeşlik vazifesi olarak bağrına basarak onlara ev sahipliği yaptı. Bu, dünyada başka hiçbir milletin yapamayacağı bir iştir. Bunun altını çizmemiz lazım. Bu, bizim tarihten gelen bir mirasımızdır. Dünyanın neresinde, kimin başı belaya girdiyse tarih boyunca bu topraklara sığınmıştır. Çünkü Anadolu toprakları, Türkiye toprakları insanlığın esenlik adasıdır. Başı sıkışanın gelip koştuğu, eman elini uzattığı bir yerdir. Buna karşılık da her zaman buradan da bu uzatılan ele karşılık verilmiştir, sahiplenilmiştir. Dolayısıyla bir kere daha bütün milletimizi tebrik ediyorum. Türkiye, kendi kapasitesinin çok üstünde, 20 milyar doları aşkın bir parayı da bu mültecilerin sorunlarıyla ilgili olarak harcamış bir ülkedir. Yine aynı şekilde dünyanın koskoca zengin ülkeleri, bu mülteci sorunu karşısında ‘Eyvah, bütçe dengeleri bozuldu’ diye feryat ediyorlar. Türkiye bu harcamayı yaparken de hiç bir şekilde bu milletimiz asla bir ses çıkarmamıştır bunu bir insanlık ödevi olarak görmüştür.”

"Provokasyona karşı uyanık olması lazım"
Son günlerde Suriyeli mülteciler üzerinden onların yaşadıkları semtlerde bazı provokasyonlar olduğunu anımsatan Kurtulmuş, bunları da dikkatle takip ettiklerini bildirdi.

Güvenlik güçlerinin bu tür olaylara asla fırsat vermediğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Milletimize çağrımız şu; Bu kadar başarıyla, tarihe altın harflerle yazılacak olan bu insanlık ödevini yerine getirmiş bir millet olarak bu provokasyonlara asla müsaade etmeyin. Bu provokasyonları yapanlara hiçbir şekilde meydanı bırakmayın. Suriyeliler bizim dostumuzdur, kardeşimizdir. Onlarla biz yarım ekmeğimizi bölüşmeye devam edeceğiz. Şöyle bir algının da yanlış olduğunu bir kere daha ifade etmek isterim. ‘Efendim buradaki Suriyeliler suça bulaşıyorlar. Çok suç işliyorlar’ gibi yalan yanlış propaganda da yapılıyor. Hayır, öyle değil. Rakamları dün İçişleri Bakanlığı açıkladı. Bir yıl içerisinde işlenen suç oranları, Türkiye vatandaşlarıyla Suriyelileri kıyasladığımızda yaklaşık onda bir seviyesindedir. Dolayısıyla ‘Suriyeliler suça bulaşıyor’ suçu üzerinden de ayrı bir algı oluşturmaya çalışanlar var. Buna karşı dikkatli olmak lazım. Gönlümüz şunu arzu eder; Biz bu ev sahipliğini yaptık ama sonuçta Suriye’de kalıcı adil bir barış olsun Suriyeli buy kardeşlerimiz kendi ülkelerine geri dönebilsinler. Meşhur bir söz var, ‘Bülbülü altın kafese de koysanız illa vatanım’ der. Dolayısıyla Biz Suriyeli dostlarımıza dostluk, kardeşlik vazifemizi yerine getiriyoruz. Ümit ediyorum ki en kısa sürede Suriye’de şartlar iyileşir ve kendi ülkelerine geri dönemleri mümkün olur. Kamuoyunun Suriyeliler üzerinden oluşturulacak provokasyona karşı uyanık olması lazım. Şu günlerde bütün konularda halkımızın uyanık olmasını özellikle istirham ediyoruz. Türkiye hassas bir süreçten geçiyor. 72 düvel Türkiye’nin üzerine abanmış vaziyette. ‘Türkiye’de hangi toplumsal farklılıklar kaşılayabiliriz’ bunun hesabında olan birtakım dış çevreler ve onların iç maşaları var. Bunlara halkımız uyanık olsun. Milli birlik ve dayanışma içerisinde inşallah bu zor dönemler aşarız."