'Milletimiz 'benzemezler ittifakı'na sandıklarda cevabını verecek'

15 Mart 2019

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, 31 Mart seçimlerine ilişkin, "Milletimiz bu 'benzemezler ittifakı'na Allah'ın izniyle sandıklarda cevabını verecek. 'Benzemezler ittifakı'nı sandıklarda gömerek, yoluna devam edecek ve inşallah Türkiye çok daha güçlü bir hizmet dönemine girecek." dedi.

Kurtulmuş, Beyoğlu'nda iş adamları, esnaf ve kanaat önderleriyle kahvaltıda bir araya geldi.

Konuşmasında, 31 Mart seçiminin Türkiye'nin istikametini belirlemesi bakımından önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, "Yerel seçim çoktan bir genel seçim mahiyeti kazanmıştır. Zaten günümüz dünyasında artık yerelle ulusal olanın, ulusal olanla küresel olanın birbirinden ayırt edilmesi mümkün değil." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, seçimlerde tartışılan "beka meselesi"ne işaret ederek, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin beka meselesi dediğimiz şey, bizim uydurduğumuz, laf olsun diye, bize seçimde avantaj sağlasın diye gündeme getirdiğimiz bir mesele değildir. Sadece son 6 yılda yaşadıklarımızı hatırlatmak isterim. 6 yılda Türkiye, önce 7 Şubat 2012'de MİT kriziyle, 2013'te gezi parkı eylemleriyle, 17-25 Aralık süreçlerinde güçlü bir siyasi sarsıntının içerisinde oldu. Arkasından 6-8 Ekim olaylarıyla Kobani bahane edilerek, Türkiye'nin şehirleri yakıldı, yıkıldı. Çukur eylemleriyle Türkiye'nin 25 il ve ilçesinde hayat millete zindan edilmeye çalışıldı. Arkasından 15 Temmuz darbe teşebbüsü geldi. Türkiye, siyasi tarihi boyunca hatta açık söyleyeyim Anadolu topraklarında varoluş tarihimiz boyunca en ağır ihanetle karşı karşıya kaldı. Eğer bunlardan herhangi birisi Fransa'da, Almanya'da, İngiltere'de olsaydı tam manasıyla bir milli beka meselesi olur ne hükümet kalır ne devlet kalırdı. Allah'a çok şükür bu millet, bu ağır sınamalardan tek vücut halinde cesaretle, kararlılıkla milletine, geleceğine sahip çıkarak kurtuldu. Beka meselesini biz uydurmuyoruz. Beka meselesi, son 6 yılda yaşadığımız her birisi vahim olan bu hadiselerle Türkiye'nin gündemine girmiş olan bir meseledir."

DEAŞ'ın saldırıları ve sınır ötesinde YPG ve PYD saldırıları nedeniyle Türkiye'nin büyük bir sınamanın içinde bulunduğunu anlatan Kurtulmuş, hepsi geride kalan bu süreçlerde demokrasideki tek gücün millet olduğunun yeniden öğrenildiğini söyledi.

Numan Kurtulmuş, "Bu terör örgütleri ve terör saldırılarının yanında, şunu da açık söyleyeyim, eğer bunların her birisinde şu ya da bu partiden bazı siyasi aktörlerin bu olayların içinde yer alması olmasaydı yemin ediyorum ki biz de beka meselesi deyip ağzımızı açmazdık." diye konuştu.

"Tayyip Erdoğan karşıtlığından bu memlekete bir hayır gelmez"
CHP, HDP, Saadet Partisi ve İYİ Parti'nin yan yana geldiğini dile getirerek, şunları söyledi:

"Söyleyince bozuluyorlar. Bu partilerin seçmenlerine asla bir şey söylemiyorum. Bu partiden yönetici arkadaşları, hatta genel başkanlarını bir masanın etrafına koyun, ellerine de bir kağıt kalem verin, 'Türkiye ile ilgili ortak 4 hedefiniz var mı?' diye yazın, inanın ki söyleyecek ortak 4 cümleleri yoktur. Bir tane ortak noktaları var: Tayyip Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin, AK Parti düşsün de nasıl düşerse düşsün. Tayyip Erdoğan karşıtlığından, AK Parti düşmanlığından bu memlekete bir hayır gelmez, siyasette bir fayda olmaz. Biz ise ne yaptığımızı, ne yapacağımızı biliyoruz. Milletimiz bu 'benzemezler ittifakı'na Allah'ın izniyle sandıklarda cevabını verecek. 'Benzemezler ittifakı'nı sandıklarda gömerek, yoluna devam edecek ve inşallah Türkiye çok daha güçlü bir hizmet dönemine girecek."

'Bu sıradan bir saldırı değil'
Konuşmasında, Yeni Zelanda'daki iki camiye terör saldırısından duyduğu üzüntüyü ifade eden Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Maalesef saldırgan, çocukların bilgisayar oyunu oynar gibi yaptığı saldırıyı kameraya alarak bütün dünya kamuoyuyla paylaştı. Camide bulunan Müslümanların tek tek her birisini makinalı tüfekle öldürerek, 40'a yakın Müslüman kardeşimizin şehit olmasına vesile oldu. Bu, bütün dünyanın işi gücü bırakıp üzerinde düşünmesi gereken son derece vahim bir hadisedir. Epeyce bir süredir özellikle Batı dünyasında, Amerika'da, Avrupa'da, birçok yerde İslam karşıtlığı, Müslüman düşmanlığı, yabancı düşmanlığı, göçmen düşmanlığı, hatta bunun somuta indirgenmiş hali olarak Türk düşmanlığı, Türkiye düşmanlığı aldı başını gidiyor. Batı ülkelerinin birçoğunda aşırı sağcı örgütler, aşırı sağcı siyaset, yabancı düşmanı, göçmen düşmanı, İslam düşmanı, Türkiye düşmanı siyaset tarzı prim yapıyor, siyasetçiler tarafından korunuyor, kollanıyor. Hatta öyle ki bazı ülkelerde endişemiz, bir müddet sonra demokrat, Avrupa'nın, Batı'nın değerlerine saygılı siyasetçilerin siyaset yapacak zemini bulamayacakları. Ne yazık ki bu endişelerimizi teyit eden çok vahim bir saldırıyla karşı karşıyayız. İnsanın kanını donduran bir saldırı, hem de dünyanın siyasi tartışmalardan çok uzak, sadece fiziki mekan olarak değil, siyasi tartışmalar bakımından en uzak bir köşesinde Yeni Zelanda'da bu olayın meydana gelmesi fevkalade düşündürücüdür, vahimdir. Sadece bir tek kişi olmadığı anlaşılıyor. Ayrıca bazı arabaların altında EYP'lerin bulunması, bunun planlı bir saldırı olduğunu ortaya koyuyor."

Kurtulmuş, saldırı kadar vahim olanın, teröristin geriye bıraktığı manifesto olduğunu belirterek, "Burada bizimle ilgili şeyler de söylüyor. Diyor ki; 'Türkler, boğazın doğu yakasında barış içerisinde yaşamaya devam edebilirler, ama boğazın batı yakasında yaşamak isterlerse bunun bedelini ödemeye hazır olmalılar.' 'Bir gün gelecek tarihi yarımadada yer alan Sultanahmet'i, Süleymaniye'yi yıkacak, Ayasofya'nın minarelerini indirip Ayasofya'yı kilise haline geri döndüreceğiz.' diyor. 'Türkleri de Avrupa kıtasından söküp atacağız' diyor. Arkasında hangi hain odak varsa var, hepinize birden söylüyoruz: Biz bu topraklarda Müslümanlar olarak, Müslüman Türk milleti olarak kıyamete kadar yaşamaya devam edeceğiz, boğazın batısında da doğusunda olacağız, Asya'da da Avrupa'da da olacağız." diye konuştu.

Numan Kurtulmuş, "Ne yazık ki İslamofobinin ve Türkiye düşmanlığının geldiği noktayı göstermesi bakımından bu manifesto bir utanç vesikasıdır. Bu vesikayı, İslam düşmanlığını destekleyenlerin yüzüne çarpıyoruz. Buradaki ifadelerin hepsini, sadece bu teröristin ya da arkasındaki birtakım çevrelerin değil, İslam düşmanlığını, yabancı karşıtlığını, Türk düşmanlığını körüklemeye çalışan bütün siyasi odakların yüzüne çarpıyoruz. Buna gücünüz yetmez, buradayız, dün buradaydık Allah'ın izniyle kıyamete kadar bu topraklarda var olmaya devam edeceğiz. Bu toprakların bedelini ödedik, gerekirse hayatımızın sonuna kadar bu bedeli ödeyemeye hazırız. Bu saldırı sıradan bir saldırı değil, hakikaten düşündürücü bir saldırı. Herkesin üzerinde düşünmesi lazım. Dünyanın en uzak noktasında, en rahat, en barışçıl ülkelerinden birisi olduğu varsayılan bir ülkede böyle bir terör saldırısı oluyorsa, bunun arkasındaki İslam karşıtlığının, yabancı düşmanlığının köklerini iyi görmek ve bunları tedavi etmek, ortadan kaldırmak mecburiyetindeyiz." dedi.

'Milletimiz 'benzemezler ittifakı'na sandıklarda cevabını verecek' | Resim 1