16. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Ankara'da bulunan büyükelçilerimizle Gazi Meclisi'ndeyiz.

16. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Ankara'da bulunan büyükelçilerimizle Gazi Meclisi'ndeyiz.

16 Aralık 2025

saatlik bir müzakere ortamı oldu. Ben de bu değerli bilimsel çalışmanız dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. En son sizin de söylediğiniz gibi yani bu nihayetinde bizim komisyon çalışmalarında nihai raporu hazırlarken elimizde bir böyle yolumuzu aydınlatacak verilerden birisi. Tabii ki sadece buna odaklanarak bir rapor hazırlanmayacağı açıktır.

Müsaade ederseniz ben de bir iki dakika içerisinde bu konuşulan konularla ilgili görüşlerimi ifade etmek isterim. Öncelikle komisyon çalışmalarına başladığımız süreçten bu yana kendi adıma söyleyeyim, fevkalade olumlu ve ümitli olduğum bir noktada durduğumu ifade etmek isterim. Çok zor bir süreçti. Birçok mayınlı araziyi geçtik. Birçok aşılması gereken adımı müştereken ve aldığımız kararların tamamını da nitelikli çoğunluklarla alarak buraya kadar geldik.

Şimdi daha umutlu olmam konusunda iki tane önemli verinin elimizde olduğunu ifade etmek isterim. Birincisi burada her ne kadar daha evvel milletvekili arkadaşlarımız görüşlerini ifade ettilerse de, her ne kadar burada bulunan siyasi partilerin hepsinin geçmiş dönemlerde bu konuyla ilgili kapsamlı raporları ve fikirleri hepimizce malum ise de, ilk sefer bu sürece ilişkin yeni bir rapor hazırlığının partilerden talep edilmesi ve bunun sonucunda da partilerin kendi görüşlerini içeren kapsamlı raporlarını başkanlığa sunması, bu da fevkalade önemli bir adımdı.

Şimdi artık burada bulunan 10 siyasi partinin her birisinin bu konuyla ilgili neler düşündüğünü gayet iyi biliyoruz. Başlangıçta da ifade ettiğim gibi herkesin kendi siyasi perspektifi, her partinin kendi siyasi perspektifi açık bir şekilde ortadadır. Ama çok açıktır ki hiçbir partinin bütünüyle görüşlerinin yer aldığı, benimsendiği bir nihai raporun hazırlanması da doğru da değildir, mümkün de değildir.

Dolayısıyla görüşlerini bildiğimiz partilerin, siyasi eğilimlerin, bundan sonra ortak bir metnin üzerinde odaklanması ve bunu çıkarabilmesinin fevkalade daha kolay olduğunu düşünüyorum. Çünkü bunlar anlaştıklarımızdır. Anlaşmadıklarımızla ilgili raporumuzda Türkiye kamuoyunun zaten bilgisi dahilindedir.

Bu anlamda partilerin raporlarının yine girişte bir cümle söyledim. Bu süreç içerisinde sizlerden de istirhamım odur. Eğer partiler kendi raporlarındaki görüşlerini yakınlaştırabilmek için kendi aralarında birtakım müzakereler yapabilirse, bunun da sürece büyük bir katkısı olacağı kanaatindeyim.

Bir ikinci önemli husus ise artık partilerin ne düşündüğü berrak bir şekilde Türkiye kamuoyu tarafından biliniyor. Bu müzakerelerde bunun dışında bir başka önemli mesele de bu grup, bu komisyon, bu heyet adına ne derseniz deyin, en zor meseleyi bile en olgun bir şekilde tartışmasını başarabiliyor.

Eğer böyle olmamış olsaydı, bu yaklaşık beş aya yaklaşan, dört buçuk aylık bu süreç içerisinde komisyon toplantılarımız eski tabiriyle muhtaralı olsaydı, işte kavgalı gürültülü olsaydı, insanlar arasında fikir ayrılıklarına rağmen aynı mecliste oturamayacak kadar birbirlerinin yüzüne bakamayacak durumda olsalardı, zaten komisyon çalışması bu noktaya gelmezdi. Birkaç tartışmanın dışında bugüne kadar da büyük bir olgunlukla geldi. Demek ki bundan sonraki süreçte de bu çerçevede ortak bir rapor, bir partinin, birkaç partinin değil bütün partilerin ortaklaşabileceği bir rapor yazılmasının ben fevkalade daha kolay olduğunu düşünüyorum. Ama emek gerekiyor. Yani bugünkü bu 20. toplantıya gelmek için sadece toplantının değil, toplantı dışında da ne kadar büyük emeklerin olduğuna hepiniz birinci derecede şahitsiniz.

Bunu önemsediğimizi düşünüyorum. Hepimizin önemsediğini düşünüyorum. Dolayısıyla burada bu süreçte herkesin fikirlerinin alınacağı, herkesin fikirlerinin katkılarının sağlanacağı bir süreci gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Aslında Komisyon Başkanı olarak, Meclis Başkanı olarak benim için kolay yol sizin raporunuzu ortak bir şekilde hazırlamanız ve buna, bunu benim kamuoyuyla birlikte paylaşmamızdır. Ama bu süreç içerisinde ben de elimi taşın altına koyacağımı ifade etmek isterim.

Bu çerçevede geçtiğimiz, bu hafta içerisinde Pazartesi, Salı günleri bu komisyonda temsil edilen partilerin, önce grubu bulunan partilerimizle gayri resmi anlamda bir araya geldik. Yani bu sürece ilişkin ortak komisyon nasıl çalıştıralım? Parti arkadaşlarımız burada. Benim açımdan fevkalade verimli, ana çerçeve ile ilgili görüşlerin dile getirildiği, farklı fikirler telakkuz edilse bile ortaklaşılabilme imkanının olduğu bir toplantıyı gerçekleştirdik.

Arkasından grubu olmayan siyasi partilerimizi Salı günü davet ettim. O partilerimizden üç tanesi toplantı talebini olumlu karşıladı ve dün iki tanesi fiziken burada olduğu için gerçekleştirdik. Bir arkadaşımız Demokratik Sol Parti Başkanı ile de bugün bu toplantıdan sonra tekrar bir araya gelerek bu konuyla ilgili fikirleri paylaşacağız. Dolayısıyla burada çoğulcu bir anlayışla burada temsil edilen bütün siyasi partilerin görüşlerinin alınması için özel bir gayret sarf ettiğimizin bilinmesini isterim.

Zaten verilen raporların hepsi de aynı şekilde meclis sistemimizde yer almıştır. Hatta parlamentoda temsil edilmeyen partilerden de bu konuyla ilgili görüşü olanların görüşleri alınmış, gönderenlerin görüşleri alınmış ve başkanlığın bu komisyon çalışmaları ile ilgili dosyasının içerisinde yer almıştır.

Şimdi değerli arkadaşlar, dil, yöntem şöyle mi olacak, böyle mi olacak? Bunların hepsi bir tarafı. Bu sürecin nasıl başladığını hatırlatmak bakımından çok şey söylenebilir ama ben zamanın ruhunun ve zamanın getirdiği zorunlulukların altını çizmek isterim. Hepimiz biliyoruz ki hem bölgesel hem küresel şartlar, Türkiye'nin başına ilk bir asrımızda, 102 yıllık Cumhuriyet tarihimizin 50 yılında bir şekilde bela olan bu terör, çatışma, adınızın adına ne dediğinizin hiçbir önemi yok. Bunun bir vakası var. Türkiye'nin ayaklarına pranga olarak vurulan bu durumun ortadan kaldırılması, terörden tamamıyla arındırılmış, çatışmadan tamamıyla uzaklaştırılmış bir Türkiye ortamının kurulması, bölgesel gelişmeler çerçevesinde zamanın bize yüklediği bir sorumluluktur. Hem sorumluluktur hem zorunluluktur.

Şimdiye kadar da bu noktada önemli bir mesafe alındığını görüyoruz. Ancak burada bu zorunluluğun gereğini yerine getirmek için bir iki arkadaşımız ifade etti. Özellikle bunun gereği olan barış kardeşlik dilinin kullanılabilmesinin de fevkalade önemli olduğu kanaatindeyim. Yani hem dilimiz kardeşliği, barışı söyleyecek, hem elimizdeki evraklar kardeşliği, barışı söyleyecek. Ama başka şekilde davranıp başka şekilde konuşmak bu sorunu çözmeye katkıda bulunmaz. Onun için zamanın ruhunun ve zorunluluğun altını çizmek isterim.

Son olarak da şunu söylemek gerekiyor. Değerli arkadaşlar, birkaç sefer uyardım, birkaç sefer ifade etmeye çalıştım. Vaktimizin ile nihaye olmadığını, sınırsız bir zaman dilimi içerisinde olmadığımızı hatırlamamız lazım. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeler hızlı ama aceleye getirmeden adımlar atmamızı zorunlu kılıyor. Özellikle geçtiğimiz günlerde Kudüs'te yapılan bir toplantıda İsrail'in delikanlı başbakanının Yunanistan Başbakanını ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başbakanını da yanına alarak örtülü olarak ülkemizi suçlayan hatta tehdit eden sözlerini dikkate aldığımızda, aynı şekilde kuzeyde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın artık Karadeniz'e taşınmak üzere olduğu bir ortamı göz önünde aldığımızda Türkiye'nin içeride cephesini tahkim etmek, kardeşliğini, barışı, çatışmasızlığı kurmak için artık çok uzun vakitlerinin olmadığı aşikardır.

Bunun için bu kuşatılma, Türkiye'yi kuşatma hedeflerini, niyetlerini de iyi okumak durumundayız. Eğer tarihe karşı bir sorumluluğumuz varsa, önemli sorumluluklarımızdan birisi de Türkiye'nin etrafındaki gelişmeleri en iyi şekilde anlamak ve cevabını en iyi şekilde vermektir. Bunun cevabının en iyi şekilde verilmesinin yolu emperyalistlerin içimizdeki oyunlarını bozmak için kardeşliği ile nihaye kıyamete kadar tesis edecek adımların atılmasıdır. Bunun için tabii ki kardeşliğin sadece sözle değil, kardeşlik hukukunun gereklerinin de yerine getirilerek atılması gereken bir adım olduğunun farkındayım.

Eğer bu zamanın ruhunu ıskalarsak sadece bir komisyon çalışması başarısız sonuçlanmış olmaz. Aynı zamanda da maalesef Türkiye bu tarihi fırsat kapısını kapatmış olur. Bunun için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi lazım. Şunu büyük oranda arkadaşlarımızın yerine getirdiğini görüyor ve bu da benim umutlarımı artırıyor. Yani herkes siyasi pozisyonunu korumaya çalışıyor, koruyor. Ama buna rağmen herkes de yapıcı ortak bir noktada nasıl buluşulabilir ve buluşmazsak bunun maliyeti ne olur, bunun farkında olarak hareket etmeye gayret ediyor. Ümit ederim ki bu çalışmalarımızı faydalı bir sonuca ulaştıracağız.

Tabii mesele şu da değil. Yani biz burada mükemmel bir sonuç ortaya koysak bile terörsüz Türkiye projesinin tamamı buradaki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarıyla sağlanabilecek bir husus değildir. Hem devletin bütün kurumlarının eşgüdüm içerisinde çalışmaya devam etmesi, hem Türkiye'nin içinde ve dışındaki gelişmelerin özellikle terör örgütünün bir şekilde tasfiye süreçlerinin takip ve kontrol edilmesi fevkalade önemlidir. Tekraren söylüyorum, kamuoyunun da bu çerçevede bilgilendirilmesi büyük oranda bizlere, siyasi partilere düşüyor. Başlangıçla bugün arasında da görebildiğim kadarıyla bu konuya destek bakımından kamuoyunun da fevkalade ciddi desteği olduğunu, bunu da tahkim ettiğini görüyoruz.

Ben tekrar hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Katkıda bulunan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Değerli arkadaşlar, bu çalışmayı, raporumuzun nihayete erdirmeyi daha önceleri isterdik. Hatta bir iki ay evvel bitirmeyi planlıyorduk. Hep beraber yaşadık, elimizde olmayan sebeplerle raporların hazırlanması süreçleri gecikti. Buna bağlı olarak da bizim nihai raporu ortaklaşa rapor hazırlama sürecimiz öyle görünüyor ki yılbaşına kadar yetişmeyecektir. Bunun için sizlerin de eğer tasvibi olursa, komisyonumuzun çalışma usul ve esaslarının 11. maddesi uyarınca komisyonun görev süresinin 31.12.2025 tarihinden geçerli olmak üzere iki ay uzatılması hususunu oylarınıza sunacağım.

Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Oy birliğiyle kabul edilmiştir. Hayırlı uğurlu olsun. Bu süreç içerisinde şu anda planlanmış yeni bir komisyon toplantımız yok. Ama eğer komisyon toplantısı gerekirse sizi de vaktinden evvel bilgilendireceğiz. Çok teşekkür ediyorum. Hocalarımıza da emekleri için sağ olsunlar, var olsunlar.